İsyan Dolu Yüreklerimiz!Sabahın ilk ışıklarıyla karın sokakları kaplamasına takıldı gözlerim. Güzel bir sabaha uyanmış olmanın mutluluğu vardı içimde. Yüreğimin kıpırtılarına kulak kesildim birde ne göreyim hayat akmaya kaldığı yerden devam ediyor. Kimileri okuluna, kimileri işine kimileri ise ölüme gidiyor. Kimileri sevinçli bir güne, kimileri hüzünlü bir güne uyanıyor.Aradan bir yarım saat geçmesinin ardından açtığım televizyon, gazete,internet ve benzeri gibi bütün iletişim araçlarının kan kustuğunu gördüm. Yine Hakkari, yer Çukurca ve şehit sayısı ilk olarak 24 şimdilerde ise 26... Ve Türkiyem bugün gözyaşıyla, yüreği acılı uyanıyor. Bugün kelimeleri süslemek istemiyorum, bugün şehitlerime ağlamak istiyorum. Bugün şehitlerimi yazmak, şehitlerime dualar okumak istiyorum. Belki bugün kalemim bundan öncekilerden daha öfkeli, daha yaralı ve daha acılı. Bundan önce de yazdım şehitleri, bundan öncede anlattım yüreği kan ağlayan anneleri. Gerek Filistini, gerek Türkiye'yi yazdım. Her ölümle karşı karşıya kalışımda yeniden gördüm yüreği kan ağlayan anneleri , sadece görmekle kalmadım feryatlarını da işittim. Ve ben bu acıya duyarsız kalamıyorum, herkes gibi susup, sinemiyorum. Bu yazıyı okurken neden bunları yazdığımı düşünenler olacaktır evvela. Bu yazıyı yazmamın sebebi içimdeki öfkenin ve ben şehitleri yazdığım için beni eleştirenlerin, bana neden hep acı, hep acıtmak diyenlerin istediği bir cevap aslında. Ölümle, kanla beslenenler sevinebilir bu duruma. Hele ki böylesi masumca bir ölüme nasıl ses çıkarılmaz ki? Canımız yana yana, evlatlarımıza kıyıla kıyıla yola devam ediyoruz. Üç beş çabulcuya canlarımızı kıydıracak kadar yol alırız biz. Lanetler yükselsede göklere sonu gelmedikten sonra nafile... 26 şehit, 26 ana, 26 baba, 26 kardeş, 26 eş ve daha nicesi, nerde bu milletin sesi ve istikrar bunun neresi? Bir bir okunur şehitlerin listesi, bir bir ateş düşer evlere, bir bir kaybeder anneler evladını, kadınlar kocasını, çocuklar babasını... Etrafına bakıp anlamsızlaşan hayatı anlamlandırmaya çalışırsın böylesi hüzün dolu bir günde. Normalde ardı ardına dizilirken cümleler bugün düğüm düğümdür kelimeler. Doğanın isyanıda eşlik eder kan ağlayan yüreklerimize. Fırtınalar kopar, şimşekler çakar gönül sarayımızda, canlarımız yiter gider yağmurlu bir sabahta. Hani "Bir ölür bin diriliriz" ya, hani "Ölümüze şehit, dirimize asker denir" ya ne olur ölmeyelim artık. Yarabbi durmuyor ölümler, sonu gelmiyor kötülüklerin. Ardında gözü yaşlı anaların, çocukların hayatları yitip gidiyor. Biz bir şehidin ardından koca bir millet ölüp ölüp diriliyouz. Yeter, yeteri kadar sözlere kanıp acıdı yüreklerimiz. Yeter isyan dolu yüreklerimiz. Bitsin ölümler, kazanmasın kötülükler. Bu yazi 2013 defa okundu. << Önceki || Sonraki >> Yorum Yap Tavsiye Et Yazdır Kaydet Yorumlar ( 0 / 0 )
|
Diğer Yazıları
» İsyan Dolu Yüreklerimiz!
» ANNEM'E
» HAYATIN HAYALPERESTLERİ...
» SEVGİLİM'E
» EY SEVGİLİ!
» SON PERDE
» "MUHAMMED"
» AMANOS PATLAMAYA HAZIR BİR VOLKAN GİBİ!
» SEN MİYDİN BENİ İSYANIN EŞİĞİNE GETİREN ÇUKURCA?
» NEFES ALIP VERİRKEN CAN ÇEKİŞMEK DAHA ZOR
1 2 3 4 5 6 7
Yazarlar
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Son Yorumlar
Dünden Kalanlar
TRABZON LİNKLERİ
|